Teknoloji Park

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Dijital Dünyanın Gölgesinde Sessiz Salgın: Yorgunluk ve Tükenmişlik Çağımızın Gerçeği

Dijital Dünyanın Gölgesinde Sessiz Salgın: Yorgunluk ve Tükenmişlik Çağımızın Gerçeği

Teknoloji Park Teknoloji Park -
56 0
dijital yorgunluk - Dijital Dünyanın Gölgesinde Sessiz Salgın: Yorgunluk ve Tükenmişlik Çağımızın Gerçeği

Modern Hayatın Esareti: Sürekli Yorgunluğun Kök Nedenleri

Günümüz dünyasında “çok yorgunum” serzenişi artık sıradan bir yakınmadan çok daha fazlasını ifade ediyor. Medicana International İzmir Hastanesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, bu yaygın yorgunluk halinin tek başına bir teşhis olmadığını, aksine altında yatan pek çok faktörün bir sonucu olduğunu vurguluyor. Depresyon, kaygı bozuklukları, uyku sorunları ve iş yaşamının getirdiği yoğun baskılar, bu genel yorgunluğun başlıca nedenleri arasında yer alıyor.

Dr. Yaşar, modern yaşamın hızının insan biyolojisinin kaldırabileceğinin ötesine geçtiğini belirterek, “Bu durum, yorgunluğu artık bireysel bir sorun olmaktan çıkarıp, toplumsal bir mesele haline getirmiştir” diyor. Pandemi sonrası dönemde artan dijital uyaranlar ve yaşam temposu, mevcut ruhsal sağlık sorunlarının daha yoğun yaşanmasına neden oluyor. Bu bağlamda, sürekli yorgunluk, çağımızın yeni iletişim dili olarak karşımıza çıkıyor.

Dijital Dünyanın Çekiciliği ve Tükenmişlik Sendromu

Dijital yorgunluk, gelişen teknolojinin sunduğu sürekli uyaran bombardımanının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Bildirimler, mesajlar, sanal dünyadaki kusursuz yaşamlar ve “geride kalma” endişesi, ruh sağlığında yeni bir tabloyu tetikliyor: Dijital tükenmişlik. Dr. Yaşar, bu durumun, yoğun iş temposu ve şehir hayatıyla birleştiğinde, beynin sürekli yüksek alarmda kalmasına yol açtığını belirtiyor. Bu kronik stres hali, vücudun sempatik sinir sistemini sürekli aktif tutarak kortizol ve adrenalin seviyelerini yükseltiyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün iş yaşamına özgü bir stres yanıtı olarak tanımladığı tükenmişlik sendromu (burn-out), enerji tükenmesi, işle duygusal uzaklaşma ve verimlilikte azalma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Dr. Yaşar, “Fear of Missing Out (FoMO)” yani bir şeyleri kaçırma korkusu ve sosyal medya bağımlılığının artmasıyla birlikte anksiyete, depresyon, dikkat eksikliği ve genel bir tükenmişlik hissinin de paralel olarak arttığını ifade ediyor.

Yorgunlukla Mücadele Yolları: Yavaşlamak ve Sınır Koymak

Sürekli yorgunluk, bedenimizin ve zihnimizin bir alarm sistemi olarak işlev görüyor. Bu alarmı susturmanın yolu ise yaşam ritmini yeniden ayarlamaktan geçiyor. Dr. Yaşar, özellikle pandemi döneminde artan ekran süresinin uyku bozuklukları, hareketsizlik ve özgüven sorunlarına yol açtığını vurgulayarak, “Dijital hijyen ve dijital detoks, bu noktada kritik öneme sahip” diyor.

Dijital detoks uygulamaları, zaman yönetimi ve net sınırlar belirlemek, yorgunluk ve tükenmişlik hissini azaltmada bilimsel olarak kanıtlanmış etkilere sahip. Dr. Yaşar, özellikle yatmadan bir saat önce ekranlardan uzak durmanın melatonin salgılanmasına yardımcı olacağını belirtiyor. Ayrıca, bildirimleri belirli saatlerde kapatmak ve gün içinde enerjinin yüksek olduğu zamanları bilişsel görevler için kullanmak, zihinsel yorgunluğu önleyebilir. Sınır koyma becerisi, hem başkalarının taleplerine hem de kişinin kendi mükemmeliyetçi iç sesine karşı “hayır” diyebilmeyi içerir.

Anı Yakalamak ve Kendine Şefkat Göstermek

Dr. Yaşar, yorgunluk ve tükenmişlikten korunmak için farkındalık (mindfulness) ve nefes egzersizlerinin önemine dikkat çekiyor. Anı yaşama odaklanmak, zihnin geçmiş ve gelecek endişeleri arasında kaybolmasını engeller. Düzenli diyafram nefesi, parasempatik sinir sistemini aktive ederek bedenin dinlenmesine yardımcı olur.

Anlam ve amaç katan aktivitelere zaman ayırmak, aile ve arkadaşlarla geçirilen kaliteli zamanlar, yalnızlık ve tükenmişlik riskini azaltan en güçlü faktörlerdendir. Son olarak, Dr. Yaşar, kendine karşı nazik olmayı ve zor zamanlarda kendini yargılamak yerine desteklemeyi öneriyor. Bu yaklaşım, mükemmeliyetçilikle mücadelede en etkili silahlardan biridir.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir